Temelelektronik.info

Bilgiler > Kendini tanıma, mutluluğun ilk kanunudur.



Kendini tanıma, mutluluğun ilk kanunudur.

"üstünlük taslama davranışının temelinde, aşırı derecede aşağılık duygusuna sahip olmak yatar."

"bir insan övünüp duruyorsa kendini başkalarından aşağı gördüğündendir."

"bir insan kendini ne kadar değersiz hissederse, o kadar benmerkezci olur."

"bir insanın gülüşü onun karakteri hakkında bir çok bilgi verir."

"kıskanç bir insanın yararlı olabileceği tek bir durum bile yoktur."

"kendini beğenmişler kendini beğenmişliklerine doyum sağlamaktan alıkonuldu mu, hiç değilse başkalarına üzüntü vermek, acı çektirmek isterler."

“tüm nevrotikler, kendilerini zirve olmak için yeteri kadar güçlü hissetmedikleri her yaşam sayfasını kapatırlar.”

“hükmetmeyi seven, aklını üstünlükle bozmuş birey, kendine eş olarak zayıf bir insanı değil, boyun eğdirmek için tekrar tekrar mücadele edebileceği ve her bir boyun eğiş ile yeniden zafer duygusunu tadabileceği birini seçer.
bu sayede düşünce yapıları birbirine benzeyen, evlilikleri dur durak bilmeyen çatışmalarla dolu iki insan birleşirler.”

"aslında insanların tüm yaşamı boyunca yapmaya çalıştığı şey, sahip olduğu her türlü eksikliğin üstesinden gelmeye ilişkin yaşadığı yoğun aşağılık duygusundan kurtulmak için üstünlük çabasına girmeye çalışmaktır."

"erkek eşinin aynı zamanda arkadaşı olmalı, eşinin yaşamını kolaylaştırmaya ve zenginleştirmeye çalışmalı, eşinin gönlünü hoş etmekten kıvanç duymalıdır."

"bir kadının çocuk yapması ya da yapmaması gerektiği kararı tümüyle kendisine ait olmalıdır."

"herkes erken çocukluk döneminden başlayarak “fiktif” bir yaşam amacına yönelik yaşam planını oluşturur, bu gizli yaşam planı içinde temel doğrultular üzerinde bütünsel bir varlık olarak devinir, ilerler, kendi yaşam amacına yaklaşmaya çalışır. "

"öyle görülüyor ki, kendini tanımak ve değiştirmek, insan için yapılması hepsinden zor bir iştir."

"şımartılmış çocuk bu dünyada herşeyin başka kimseler tarafından yapıldığını görür. oldukça kısa bir zamanda kendisini olayların merkezi gibi görmeye başlar. bu görüşüne uymayan bütün hallerde kötü maksatlar arar. düşüncesine uygun hareket etmeyen herkesi düşman sayar."

“yalnızca kötü olanı görmek ve suçlamak yetmez. insan kendine şu soruyu sormalıdır: bütün bunların olması için ben ne yaptım?”

"bir kimse gözüne bir amaç kestirmişse, ruhundaki olaylar ister istemez ortada uyulması gereken bir doğa yasası varmış gibi bir akış izler."

"başkalarının yaşamına katkıda bulunma şeklinde en ufak bir niyet taşımaksızın kişiliğimizi bir boşluk içinde geliştirmemiz gerektiğini düşünürsek yalnızca emir vermekle yetinen antipatik biri oluruz"

"anneler başaramazsa tüm insanlık tehlikeye girer."

"kadınların erkeklerden daha az yetenekli olduğu savı bir masaldan, gerçekmiş izlenimi veren bir uydurmacadan başka nitelik taşımaz."

"uygarlığımızda bir kızın özgüvenini ve cesaretini yitirmemesi kolay değildir."

"kendini tanıma, mutluluğun ilk kanunudur."

"insanların en mucizevi özelliklerinden biri eksiyi artıya dönüştürme gücüdür."

“hayatın anlamı, hayatı anlamaktır.”

“başarılı bir kişi, başkalarının ihtiyaçlarını karşılamak için kendini feda eder.”

“doğru bir şekilde düşünmek, doğru bir şekilde yaşamakla mümkündür.”

“başarı, yalnızca kişinin kendine olan güvenini artırmakla kalmaz, aynı zamanda başkalarına yardım etme yeteneğini de artırır.”

“hayatta en önemli şey, kendimize ve başkalarına hizmet etmektir.”

“başarı, yalnızca kişinin kendine olan güvenini artırmakla kalmaz, aynı zamanda başkalarına yardım etme yeteneğini de artırır.”

“insanlar, yaşamlarında ne kadar çok anlam görürlerse, o kadar mutlu olurlar.”

“başkalarının hayatına dokunmak, kendimize dokunmak demektir.”

“mutluluk, kendine olan güvenden gelir ve kişisel gelişimle sağlanır.”

“bugünkü toplumsal düzende insanın kendini beğenmişlikten tümüyle yakayı sıyırması gerçekleşecek gibi değildir.”

"yıkayıp temizleme hastalığı'na kadınlarda alabildiğine sık rastlanır. böyle davrananların tümü de kadınlık rolünü üstlenmeye karşı koyanlardır; ilgili davranışlarıyla kendilerini bir tür mükemmelliğe kavuşmuş görür, her gün kendileri gibi sık sık temizliğe başvurmayan kadınlara tepeden bakarlar."

"gerçek bir insanı deyim yerindeyse bir idealle ölçmek nevrotiklerin en etkili tutumlarından biridir, çünkü böyle yaparak onu dilediği kadar değersizleştirebilir."

"geçinmesi zor olanlarla başa çıkmanın basit bir kuralı, bu kişinin üstünlüğünü savunmaya çalıştığını hatırlamaktır; ve onunla bu bakış açısıyla ilgilenmelisiniz."

“nihai amaç, cesaretlendirme ile değişim gösterenler kendi hayatını değiştirmeyi ve riskler almayı öğrenir.”

"bir başkasının gözüyle bakmayı, onun kulaklarıyla dinlemeyi ve kalbiyle hissetmeyi dostlukta öğreniriz."

"hayatta en büyük zorlukları yaşayan ve başkalarına en büyük zararı veren birey, diğer insanlara ilgi duymayan bireydir. insanların bütün başarısızlıkları bu tür bireylerden kaynaklanır!"

"bazı çocuklar aşırı derecede huysuzluğu kaçarak dikkati üzerlerine çekmek isterken, daha çok ya da daha az kurnaz kimileri aşırı derecede uslu davranarak aynı amaca varmaya çalışırlar."

"iki kişinin aynı şeyi yapması, aynı şey değildir; ama aynı şeyi yapmasalar da yaptıkları aynı şey olabilir."

“insan ancak içerisinde bulunduğu yaşam şartlarını kabul ettiği zaman mutluluğa ulaşabilir.”

"kendi yaşamlarımızı kendimiz yaratmalıyız. bu bizim kendi görevimizdir ve bunu gerçekleştirme gücüne sahibiz. kendi eylemlerimizin efendisiyiz. eğer yeni bir şey yapılması ya da eskisinin değiştirilmesi gerekiyorsa bunun için kendimizden başkasına ihtiyacımız yok."

“bazen insanlar, kendini beğenmişlik ya da kibir sözcüğü yerine kulağa daha hoş gelen hırs sözcüğünü kullanarak kendilerini biraz temize çıkarmaya çalışırlar.”

“uzun zamandır inanıyorum ki, hayatın tüm soruları üç büyük soruna bağlıdır ve bunlar; toplum, çalışma ve aşk hayatı sorunlarıdır.”

“dinlerin toplu yaşama zorunluğundan doğduğu görülür; dinlerde kutsanmış toplu yaşam biçimleri, anlayıcı ve kavrayıcı düşüncenin yerine geçerek bireyler arasında bağlayıcı öge rolünü oynar.”

“prensipler uğruna savaşmak, onlara uygun yaşamaktan daha kolaydır.”

“hayatın tek tek olayları bakımından sıklıkla gözlemlediğimiz bir şey var ki, o da bazı kimselerin yaşam konusunda kendilerinde var olan yeteneklerden haberlerinin bulunmayışı ve ilgili yetenekleri küçümsemeleridir.”

“ormanı anlamak istiyorsanız, yalnızca kıyıda bir ileri bir geri gezinmekle yetinemezsiniz. ona yaklaşmalı ve içine inmelisiniz, ne kadar tuhaf ve ürkütücü görünürse görünsün.”

“aşırı kuşku ve uzun süreli kararsızlık, yalnızca vakit öldürmeyi amaçlamaktadır.”

“kendimizi konuştuğumuz kimsenin yerine koyamıyorsak, başkalarıyla ilişki kurmamız düşünülemez.”

“güçlülüğe ve üstünlüğe kavuşmak için çalışanlar, kendilerinde hasetlik duygusunu barındırırlar. bu bireyler, varmaya çalıştığı amaçla arasındaki uzaklığı, aşağılık duygusu şeklinde algılar. bu uzaklık, tüm ağırlığıyla bastırır üzerine, bireyin varlığını öylesine eline alır ki, birey sanki kendini saptadığı amacın çok uzağında görür. böylece kendini küçük görür ve yaşadığı bu hoşnutsuzluk sonucu kendini belki ömür boyu süren kıyaslamalara sokar. başkalarının kendine karşı tutumunu, başkalarının elde ettiği başarıları hesaplar ve hakkının yenildiği gibi yoğun duygulara kapılır. beraberinde kıskançlık, çekememezlik duygularıyla birlikte başkalarından daha fazla şeye sahip olsa bile hakkının yenildiğini düşünür, kendini bu duygudan kurtaramaz. tüm bu duygular, kamufle edilmiş bir kendini beğenmişliğin, sürekli daha fazla şeye sahip olma isteğinin, her şeyi ele geçirme tutkusunun dışavurumlarıdır. bu bireyler, toplumsallık duyguları sebebiyle bunu açık seçik söylemezler.

kendisini sürekli başkalarıyla karşılaştırmaktan doğan kıskançlık duygusu, bu bireylerin mutlu olmalarının önünde çok büyük engeldir. hasetliğin kendini açığa vurduğunda görünen çirkin şekilleri olumlu karşılamamız mümkün değildir. kıskançlık ve buna bağlı olarak görülen kin duygusunu saf dışı bırakabilecek bir çare henüz bulunabilmiş değildir. pedagojik bakımdan kıskançlık duygusunu yeryüzünden kaldıramayacağımıza göre kıskançlık duygusunun yoğun olduğu bireyleri topluma yararlı bir biçime sokmamız ve ruhsal yaşamda pek fazla sarsıntıya yol açmadan verimli bir nitelik kazandırıp bir yola kanalize etmemiz gerekiyor. yakasını ömür boyu bir hasetten kurtaramayan insan, toplumsal yaşam açısından kısır bir bireydir. bu bireyler, kendilerini başkalarının yerine koyma zahmetinde bulunmazlar. insanları hep yanlış tanırlar, çünkü empati yetenekleri çok kısırdır, böylelikle başka insanların haklarında verecekleri yanlış yargılarla onları kırıp incitirler. davranışları bir başkasını üzüntüye sokuyormuş, hiç umursamazlar. hatta hasetlik duygusuyla öyle bir duruma sürüklenebilirler ki, en yakınlarının bile acı ve ıstırabından zevk duyarlar.”

'' dikkati çekecek ya da önemli bir kimse olduğunu belli edecek şekilde giyinen, güzel görünmek için maymun gibi süslenen, herhangi bir onur ya da saygınlık kazanacak bir duruma ulaştığı zaman başına taktığı upuzun kuş tüyleriyle dikkat çekmeye çalışan, ilkel bir insanın yaptığı şekilde giyinip kuşanan insanlarda, boş gururun başka ve daha ilkel şekillerine rastlıyoruz. en büyük zevki, her zaman güzel bir şekilde ve en son modaya göre giyinmek olan bir sürü insan vardır. bu gibi insanların taktığı çeşitli süs eşyaları boş gururlarını dile getirmektedir; tıpkı gerçek anlamları kavrandığı zaman düşmanı korkutmak amacını güden bayraklar, düşmanca semboller ya da silahlar gibi...

bu boş gurur bazen bize saçma görünen birtakım cinsel semboller ya da bedene yaptırılan dövmeler şeklinde de ortaya çıkabilir. bu gibi hallerde, insanın kendini utanılacak bir duruma sokma pahasına başkalarını etkilemeye çalıştığını hissederiz. utanmazca davranış, bazı insanlara bir büyüklük ve üstünlük duygusu verir. bazıları da kaba, zalim ve inatçı oldukları ya da başkalarından uzak durdukları zaman aynı duyguyu hissederler. gerçekte, bunlar kötü tavırlar takınmaktan çok, sevgi göstermeye yatkın olan insanlar olabilirler ve zalimlikleri pozdan başka bir şey olmayabilir

Alfred Adler 


sonraki bilgi:      Tüm çiçekleri koparabilirler ama yine de baharın gelmesini asla engelleyemezler

önceki bilgi:       İnsan olmak asagilik duygusunu hissetmektir

 
 

Bu sayfaya 7  defa bakıldı


Bu internet sitesi kar amacı gütmemektedir. Bu içeriğin siteden kaldırılmasını istiyorsanız alttaki butonu kullanarak içeriğin kaldırılması için istekte bulunabilirsiniz.


Telefon Uyumlu Sayfa